

Eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Quis ipsum ultrice gravida isus commodo viverra.
İlk adımlar, hayatın en tatlı, en heyecan verici anlarından biridir. Peki, bu küçük ama anlamlı yolculuğa bir oyun grubunda tanık olmak? İşte, orada sıcak bir mucize gerçekleşir. Neurokids and Family Oyun Grubunda, yeni yürümeye başlayan çocuklar bir araya geldiğinde, her biri kendi ritmini ve cesaretini taşır. Kimisi temkinli ve yavaş adımlarla ilerler, kimisi ise düşe kalka ama heyecanla yol alır. Bu minik yolcuların her biri, kendine özgü bir hikaye yazar. Ve o hikaye, diğer çocukların varlığıyla anlam kazanır. Çünkü bu oyun gruplarında, sadece adımlar atılmaz; arkadaşlıklar kurulur, birbirinden öğrenilir ve birlikte büyünür.
İlk kez yürümek, yalnız bir keşif değildir; diğer minik ayakların yanında, daha güvenli ve daha neşeli bir yolculuğa dönüşür. “O yürüyebiliyorsa, ben de yapabilirim,” diye düşünür o minik zihinler. Ve her bir adım, belki sendeleme, bir sonraki adım için bir keşif olur. Ebeveynler için bu anlar tarifsizdir. Küçük ayakların bir araya gelip hareket etmelerini, birbirlerine bakıp ilham almalarını izlerken, kalpleri sıcacık bir mutlulukla dolar. “Bak, ilk kez arkadaşıyla birlikte oynuyor!” der biri. Bu sadece çocukların değil, aynı zamanda ebeveynlerin de büyüdüğü, öğrendiği bir yolculuktur.
Neurokids and Family Oyun Grubunda atılan o küçük adımlar, yalnızca fiziksel bir gelişim değil, dilin, sosyal etkileşimlerin ve iletişimin ilk temelleridir. Oyun alanı bir çocuğun hem ayaklarıyla hem de sözcükleriyle dünyayı kucakladığı yerlerdir. Neurokids’te yeni yürümeye başlayan çocuklar birbirlerini görür, taklit eder ve bu basit ama derin gözlemlerle sosyal beceriler kazanmaya başlar. Bir oyuncak paylaşılır, bir bakış yakalanır ya da bir kahkaha diğerine bulaşır. İşte o anda, çocuklar arasında diyalog başlar. Bir çocuk, oyun sırasında topu arkadaşına uzatır ve ilk kez “al” veya “ver” gibi basit kelimeleri fısıldar. Bir diğeri, arkadaşının adını öğrenir ve heyecanla tekrar eder. Bu küçük anlar, dil becerilerinin ve sosyal bağların geliştiği ilk temellerdir. Her kelime, bir ilişkiyi güçlendirir; her bakış, bir bağ kurar. Sosyal beceriler, gruplarda doğal bir şekilde gelişir. Çocuklar oyuncaklar üzerinden arkadaşına sıra vermeyi öğrenirken, sabrı ve işbirliğini keşfeder. Bir diğeri, oyunun içinde arkadaşının yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder ve yanına gider. Belki sadece bakar ya da hafifçe dokunur, ama o an, empati tohumlarının atıldığı bir andır. Bu oyunlar sırasında çocuklar, “birlikte olmanın” ne demek olduğunu öğrenirler. Ebeveynler için bu süreç, çocuklarının dünyaya açıldığını izlemek gibi bir şeydir. Minik bir adım ve o adımı izleyen bir “anne/baba!” ya da “top!” kelimesi, onların dünyasını dolduran en değerli anlardan biridir. Çocuklarının hem fiziksel hem de sosyal olarak büyüdüğünü görmek, bu anları unutulmaz kılar.