Çocuğu anlamak ve dinlemek gelişimde ve sistemde su içmek gibi yemek yemek gibi olmazsa olmaz bir ihtiyaç.
Temel soru şu; bu çocuğun sesi nereden geliyor, niyeti ne bana ne anlatmaya çalışıyor olabilir?
Erken dönemlerde ağlama, tutturma, çocuğun da çoğu zaman ne istediğini bilmediği zamanlarda ebeveynler kendi duygularını yönetmekte zorluk çektiği için ya da o kriz anını yönetecek bilgiye sahip olmadığı için zorlanıyorlar.
Bugün kreşe uyum sürecinde zorluk yaşayan çocuklar için de böyle tek istekleri anlaşılmak ve güvende hissetmek aslında. Bu ihtiyacı her konuda gündeme getirebiliriz. Beslenme, uyku, oyun kriz anları vs. Hepsinin temelinde en temel ihtiyaç olan anlaşılmak yatıyor.
Ör; parkta üzerine doğru koşan bir çocuk gördüğünde ağlamaya başlayan çocuğa “bunda ağlanacak ne var arkadaşın o senin” dediğimizde pandemi sürecinde sosyal izolasyona maruz kaldığı için sosyal uyaranlara uyumlanmakta güçlük çeken çocuğu anlamamış hatta eleştirerek yardımcı da olmamış oluyoruz.
Kendimden bir örnek; şu ışığa gelen büyük kelebekler var ya hani ben onlardan çok korkarım. Hemen bulunduğum yeri değiştiririm. O kelebeğin bilinmez hareket yönünü ve hızını tolere edemem. Nerede olursam olayım koşarak kaçarım 😄 bana “korkulacak ne var bunda” diyen kişilerden de hiç haz etmem. Benim neyden korkacağımı, neye heyecanlanacağımı bir başkası belirleyebilir mi? Bence hayır.
Çocuğun duygularını da belirleyemeyiz. Onlar bir birey ve kendine özgü deneyimleri var.
Anlaşılmadığınız, ait hissetmediğiniz, dinlenmediğiniz bir iş yerinde verimli olabilir misiniz?
Çocuklar da böyle işte. Onları anladığımızda, güvende hissettirdiğimizde, dinlediğimizde mevcut potansiyellerini gerçekleştirebilirler.
Bu günün pratiği; seni anladım.
